Anasayfa / EĞİTİM / KİL, ÇOCUKLARIN DUYGUSAL, FİZİKSEL VE MENTAL GELİŞİMİNİ NASIL ETKİLER?

KİL, ÇOCUKLARIN DUYGUSAL, FİZİKSEL VE MENTAL GELİŞİMİNİ NASIL ETKİLER?

Kil

Hayal güçleri sınır tanımayan çocukların okul öncesi eğitiminde, oyun hamurlarının ne kadar renkli bir alan kapladığını biliyoruz. Hem duygusal yönden çocukları rahatlatan hem de farklı şekillere girerek el ve zihinsel becerilerinin, yaratıcılıklarının gelişmesini sağlayan oyun hamurları, çocuklara sanata yönelik temel eğitimi verme açısından da önemli bir yere sahip. Evde annelerimizin unu, su ve tuzla yoğurarak yaptığı, açıkta kaldı mı hemen kuruyup çatlayan organik oyun hamurlarını bir kenara bırakırsak, çocuklar için en doğal yoğurma malzemesinin çamur olduğunu söyleyebiliriz.

Kil ile kirlenmekten korkmayan çocuklar

Küçük yaşlarda toprakla haşır neşir olan ve “kirlenmekten korkmayan” çocukların çamurla tanışmalarını, ilk yoğurma maceraları olarak nitelendirmek mümkün. Doğada organik hâlde bulunan ve aslında ilk insandan beri varlığını sürdüren kil, günümüzde kil atölyelerinde ve sanat üretiminde kullanılan varyasyonlarıyla modernleşti ancak yine de yoğurma zevkinden bir şey kaybetmedi. Kil; özellikle okul öncesi, ana sınıfı ve ilkokul yaş gurubundaki çocukların eğitiminde önemli bir yer tutuyor.

Kil

Elastik yapısıyla her şekle kolayca girebilen, bu yolla çocuğun hayal gücünü yansıtabilmesi için oldukça elverişli olan kil, resim, mozaik, boyama gibi diğer etkinliklerden daha geniş anlatım olanakları içeriyor. Çocuk, yaşadığı çevreyle, evde ve günlük hayatında kullandığı araçlarla daha rahat bağ kurabiliyor, dünyayı algılama biçimini kilden şekiller yardımıyla dışavurabiliyor.

Duygu, düşünce ve sıkıntıların dışa aktarılmasını sağlayan kil, üç boyutlu düşünmeye de yardımcı oluyor. Çocuğun küçük yaşlarda soyut kavramlara ilişkin ifadeleri kafasında oturtabilmesi, ileriye dönük eğitim hayatında, kavrama süreçlerinde de kendisine yarar sağlıyor. Dış dünyayı ve nesnelerin formunu algılama olanağı sunması, ayrıntıları daha iyi fark etmeyi, soyut formları somut düzleme rahatlıkla oturtmayı sağlaması, korkulan durumları veya hayvanları kil ile var ederek, bunlara karşı süren korkunun dizginlenmesini kolaylaştırması, kilin diğer faydaları arasında bulunuyor.

Sabır ve işbirliğini çocuklara öğretme konusunda da etkili olan kil, etrafa ve nesnelere değişik bakış açılarıyla bakmanın elastik bir yolu. Uzmanlar, çocukların kil ile çalışırken yönlendirilmemeleri gerektiğini söyleyerek özgür düşüncenin kısıtlanmamasını tavsiye ediyorlar. Böyle bir kil çalışması neticesinde de ortaya somut, tamamen çocuğun iç dünyasını ve hayal gücünü yansıtan bir eser çıkıyor. Grup çalışması şeklinde yapılan kil atölyeleri, çocuğa eleştirel yaklaşma, paylaşma, temizlik, düzen, konsantrasyon, grup çalışması bilinci, disiplin, sosyalleşme gibi ayrı başlıklarda da yarar sağlıyor.

Kil

Çocukların kilden yaptıkları eserlerin sergilenmesi, özellikle de okullarda ve atölyelerde bu yaratımların velilerle buluşturulması, çocukların kendi oluşturdukları kalıcı bir izi aileleriyle, sevdikleriyle paylaşmaları yönünden de önemli. Çocuk, böylelikle yaptığı işin yansımalarını görebiliyor. Bu bazen annesinin yüzünde oluşan bir tebessüm, bazense ağabeyinin, yaptığı heykeli beğendiği için kendisini tebrik etmesi oluyor. Paylaşmanın şekli önemli değil ancak; başlıbaşına “paylaşmak”, çocuğun gelişimi için sağlam bir adımı teşkil ediyor.

Duyguları dışa aktarmanın eğlenceli bir yolu olarak kil

Yaratıcılığa ve fiziksel gelişime katkı sunmasının yanı sıra, kilin ruhsal olarak da sağladığı faydalardan bahsetmek gerekir. Ruhsal yönden çocuğu sakinleştiren, öfke kontrolünü sağlayan, dikkati ve gözlem yetisini arttıran, özverili davranmayı öğreten kil, özellikle çocukların, kafalarında kurmakta zorlandıkları somut-soyut, büyük-küçük ilişkisinin de elle tutulur bir düzleme oturtulmasına yardımcı oluyor. Özellikle 3-6 yaş grubunun aletten ziyade kili elle şekillendirmelerinin, çevreyle kuracakları ilişki ve duygusal rahatlama açısından daha yararlı olduğu söyleniyor.

Kil

19. yüzyıldan beri önemini koruyan ve doğada kolayca bulunan kilin kötü enerjiyi aldığı, rahatlama sağladığı, stresten arındırdığı da biliniyor. Davranış bozukluğu ve anksiyete belirtisi gösteren çocuklarda sakinleştirici etkisi ile bir terapi malzemesi olarak da kullanılıyor, içine kapanık çocuklar için duyguları dışa aktarmanın etkili bir yolu olarak görülüyor. Anlatamadıklarını, kolay şekillenen kili kullanarak aktaran çocuğun hem özgüveni yerine geliyor hem de iç dünyasını tüm ayrıntılarıyla dışa yansıtma fırsatı buluyor. Aslında kil, yumuşak ve yağlı bir toprak olmaktan öte, hayal kırıklıklarını ve sıkıntılarını sanata dönüştürmek isteyen yetişkinler için de özel bir malzeme, en çoksa çocuklar için.

Hakkında Edu Culture MAG

Buna da Bakın

LGS sınavı koray varol

LGS SINAVI İÇİN SON TAKTİKLER!

Eğitimci Koray Varol, LGS’ye, 10 gün kala öğrencilerin sınav başarısını artıracak son taktikleri derledi. Öğrencilere …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir