Anasayfa / EĞİTİM / KREŞ BİR KORKUYA DÖNÜŞMESİN

KREŞ BİR KORKUYA DÖNÜŞMESİN

Kreş

Okul öncesi eğitim, çocuğun ebeveyninden ayrılma sürecinin ilk halkası. Bu yüzden kreşe ilk gidişlerde sancılı bir süreç yaşanıyor. Yaşanan durum, adeta bir fanus içerisinde büyüyen ve başka bir ortamı henüz tanımamış çocuklar için çok daha zorlu olabiliyor. Haliyle, kreş kapılarında anne ve babalarının arkasından ağlayan minikleri görmek de kaçınılmaz hale geliyor. Peki, bu çocukların kreş kapısından dönmek istemesinin sebepleri arasında neler yatıyor?  Yaşanan bu zorluğun üstesinden nasıl gelinir? İşte tüm bu soruların cevabını sizler için araştırdık. 

Öncelikle buradaki anahtar kelimenin ‘kurallar’ olduğunu söylemekte fayda var. Çünkü her çocuk, ev içerisinde daha serbest dolaşım hakkına sahiptir. Bu, uyku düzeninden, oyuncak saatine kadar geniş bir zaman skalasını kapsar. Görev ve sorumluluklarının henüz bilincinde olmadıkları için, yapması gereken birçok şeyi anne ve baba yapar.

Ancak, kreş kapısından içeriye adım attığı zamandan itibaren kurallarla tanışır. Bu, çocukların kreşe gitmek istememe sebeplerinin en başında yer alır. Başta da dediğimiz gibi, kreş aynı zamanda çocuklar için fanustan çıkıp yeni bir hayatın perdesini aralama bölgesidir. Yeni kişiler, arkadaşlıklar ve öğretmen… İşte bu ani değişim, çocuğun da adaptasyon sürecini belirli bir ölçüde etkiler. Eğer kreşe başlayan çocuk ailenin tek çocuğuysa ve istediği her şeyin anında olmasını istiyorsa bu alışma evresi biraz daha uzun sürebilir.

Bununla birlikte gün boyunca görülmeyen anne ve babaya özlem de artar. Bu da kreşin reddedilmesinde önemli bir rol oynar. Çocuğun bakımının, kreşe gidene kadar olan ev yaşantısında başka aile bireyleri tarafından üstlenilmesi de alışkanlıkların kolay terk edilemeyeceği gerçeğini karşımıza çıkarıyor.

Kreş

“Kreş aynı zamanda çocuklar için fanustan çıkıp yeni bir hayatın perdesini aralama bölgesidir.”

Olumsuz tesirleri engellemek için paratoner olun

Peki, bu sorunun üstesinden gelmek için ne yapmak gerekir? Bunun için anne ve babaya önemli görev ve sorumluluklar düşmekte. Öncelikle çocuğun, kreş kararının ebeveyn tarafından alındığını bilmesinde ciddi fayda var. Kreşe gidip gitmeyeceğine ilişkin görüşmelerin, onun yanında yapılmaması faydalı olacaktır. Çekirdek aile bireylerinin dışındaki unsurların (babaanne, anneanne, dede vs…) ise süreçle ilgili çocuğa yansıyabilecek olumsuz tesirleri için paratoner vazifesi görmek gerekiyor.

İşte zorlukları aşmanın basit ipuçları

Kreşin oldukça zevkli bir ortam olduğu konusunda çocuğu ikna etmeye çalışarak da işe başlayabilirsiniz. Bu, zorlu süreci daha da kolaylaştıracaktır. Öğretmenini sevmesini sağlamak da görevleriniz arasında. Eğer öğretmeni korkutucu bir unsur olarak sunarsanız, bu ileride daha farklı sorunlara kapı aralayabilir.

Çünkü çocukların öğretmenlerine güvenmesi, eğitimin sağlıklı işleyebilmesi adına oldukça önemli bir konu. Bununla birlikte, çocuğunuzu kreşe götürdüğünüzde dikkat etmeniz gereken çok hassas bir konu daha bulunuyor.

Kesinlikle ağlayan çocuğun kucağınızdan zorla alınmasına müsaade etmeyin. Bu, bırakıldığı yere karşı güven duygusunu sarsabilir.

Her şey çocuğun kendisini güvende hissetmesi için…

Çocuğun kreşe giderken evindeki bir oyuncağı götürmek istemesine de kesinlikle engel olunmamalı. Bu oyuncak ya da nesne çocuğun kendisini güvenli bir ortamda hissetmesine zemin hazırlar. Son olarak, kreşten aldığınız çocuğunuzla vakit geçirip, ona verdiğiniz değeri mutlaka gösterin. Tüm bu unsurlar, korkularını yenmesinin yapı taşı olacaktır.

Hakkında Edu Culture MAG

Buna da Bakın

Anaokulu

AİLELERE ANAOKULU İLK GÜNÜ UYARILARI

Anaokulu süreci, çocuğun hayatındaki her başlangıçta olduğu gibi hem çocuk hem de aile için zorlayıcı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir