Anasayfa / YAZARLAR / İLETİŞİM EĞİTİMİ NEDEN ÖNEMLİ?

İLETİŞİM EĞİTİMİ NEDEN ÖNEMLİ?

Toplumsal ortaklık için “iletişim” kavramını daha sıkı değerlendirmeye ve bu kavramın içinin bu ülkede neden boşaltıldığını sorgulamak gerekir. iletişim denildiğinde hatta iletişim eğitimi denildiğinde yüzlerde yer alan “iletişimin de eğitimi mi olur” (enteresan tebessümü). Bizim henüz gerçek anlamda neye önem vermemiz gerektiğini bilmediğimizin en net göstergesidir.

Asgari müşterekte buluşmanın iletişim kurmak anlamına gelmediği, ya da ilişki ile iletişim kurmak arasındaki farkı anladığımızda, belki bir miktar başlangıç yapabiliriz normalleşmeye…

Gazeteleri açıp koca koca eğitimli insanların dahi neden vahşi bir canavara döndüğünü ağzı olan herkes eleştirirken bu durumun özünde anlama, anlatma, dinleme, kavrama vs.vs. gibi süreçlerin etkin olduğu ama bizim toplumsal olarak bu etkinliğe türlü sebepten dahil olamadığımız maalesef bu durumun bildiğiniz eğitimsiz bir beceriksizlik olduğu kimsenin aklından dahi geçmiyor.

Toplumsal ortaklık = Toplumsal
barış = evrensel barış = BARIŞ…

Toplumsal ortaklık yani türlü iletişim kanallarından akarak eksileri ve artılarıyla bulunan ortak noktalar ayrışmayı kutuplaşmayı, ötekileştirmeyi ortadan kaldıracağı gibi insan denen canlının tek
umudu olan evrensel barışın da anahtarı olacaktır.

Savaşlardan, çatışmalardan sebeplenen gezegenimizde uzlaşı fenomeni adeta çölde can havliyle sarıldığımız su matarasından farksız hale geldi. Hal böyleyken Modern dünyanın ortaçağdan sonra kapattığı bir mesele olan hümanist algıyı kavrayamayan insanlara cahilce eleştirdikleri iletişim odaklılığın ne olduğunu ısrarla kafalarına vurmak her gelişkin insanın temel görevlerinden biri değil de nedir?

Lafa gelince herkes empati kuruyor, lafa gelince herkes anlaşma ve barış yanlısı, lafa gelince ülkem insanı közlenmiş patlıcan kıvamında iletişim odaklı FAKAT…
Özgür düşünceyi içine sindiremeyip bu sindirim bozukluğunun güya savunduğu yukarıda sıraladığımız “lafa gelince”lerle ilgisini kuramayıp kendini inkar ettiğini farkedemeyecek kadar aciz. 

Doğru yerde susacak kadar sığ, konuları birbirine bağlayacak kadar derin olmalı insan…
Ve son söz:
Kültürel ve eğitsel reformlarla ilişkilendirerek 21. yüzyılda artık adam akılı bir iletişim devrimi gerçekleştirip hak ettiğimiz modern dünyada yerimizi alalım.

Hakkında EĞT. ARAS EĞİLMEZ

Buna da Bakın

ÜÇ KEDİ BİR DİLEK 

Sara Şahinkanat’ın başka kitaplarını okumamış olmama rağmen ilk yazımda “Üç Kedi Bir Dilek” kitabıyla ilgili …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir